Oturum Aç
  • 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü

Fakültemiz Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerimizden; Beslenme ve Diyetetik 1.Sınıf öğrencisi Seda GENÇ, Betül ERÇEVİK, Esma UYGUR, Ayşenur AKSOY,Gülsüm Serra BALKAN, Ecem ORTASARI’nın

Alzheimer Hastalığına dikkat çekmek için hazırladıkları yazı:



Alzheimer
Alzheimer; nedeni bilinmemekle birlikte çoğunlukla 60 yaş ve üzeri kişilerde görülmektedir. Unutkanlıkla başlayan bu hastalık, ilerleyen evrelerinde kişinin yakınlarını tanıyamaması,günlük ihtiyaçlarını karşılayamaması,bakıma muhtaç kalması gibi sonuçları beraberinde getirir. Yaşlı nüfus fazlalığndan dolayı günümüzde 20 milyondan fazla Alzheimer hastası bulunmakta. Ülkemizde ise bu sayı 300 binlerde.

Alzheimer Hastalığının Keşfi

İnsanlık tarihi kadar eski olan ve yaşamın ve yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak kabul edilen “demans” ve bunun özel ve önemli bir tipi olan “presenil demans” veya Alzheimer hastalığının bilimsel tanımlanması 20. yüzyılın başlarında yapılmıştır.

Alzheimer 1906 yılında hastalık süresi 5 yıl devam eden progressif olarak bellek kaybı, kişilik değişikleri, konuşma bozukluğu ve aproksi gelişen 51 yaşındaki bir hastanın beyninde makroskopik ve mikroskopik olarak saptandığı bulgularla demansların hiç değilse bir bölümünün yaşlanmanın doğal bir sonucu ve fizyolojik bir olay olmadığını, erken yaşlarda meydana gelebilen, kendine özgü organik değişiklikleri olan bir hastalık olduğunu tanımlamış

Hastalığın klinik yapısı psikiyatrinin alanına girmesi, beyin dokusunda oluşan organik değişiklikler nedeniyle nörolojinin alanına girmesi, hastaların ve hastalığın uzun süre sahipsiz kalmasına ve bu nedenle de ender bir hastalık zannedilmesine sebep olmuştur.

Alzheimer Hastalığının Belirtileri:

1-Sürekli gidilen yerlerin bulunamaması, günleri ve ayları karıştırma

2-İş ve ev görevlerinin düzeninde aksama ,eşyaların nasıl kullanıldığını unutma

3-Planlama ve hesaplamada zorlanma

4-Görüntüleri algılama zorluğu yaşama

5-Konuşmada ve anlamada zayıflama, kelimeleri seçememe

6- Gündelik hayatı bariz etkileyen unutkanlıklar

7-Yargılama ve karar vermede güçlük çekme

8-Sosyal aktivitelerden ve sosyal hayattan geri çekilme

9-Kişilik ve davranış değişimleri gösterme






Alzheimer riskini azaltmak için :
Eğitim düzeyinin artması,beyinde zihinsel yedek kapasiteyi artırarak Alzheimer’a karşı savunma oluşturuyor.Bunu sağlamak için kitap okuyabilir,eğitim düzeyinizi yükseltebilir ve hobiler edinebilirsiniz.
Sportif bir yaşam Alzheimer riskini azaltıyor.Spor sırasında stres hormonlarının hafıza üzerindeki olumsuz etkileri baskılanıyor,damar hastalıkları riski azalıyor ve toksik madde atılımı artıyor.
Araş­tır­ma­da, ka­n­da­ki D vi­ta­mini ora­nı dü­şük ki­şi­le­rin bu­na­ma ris­ki­nin yüz­de 53, alz­he­imer ris­ki­nin yüz­de 69 faz­la ol­du­ğu, kan­da­ki vi­ta­min dü­ze­yi ne ka­dar dü­şük­se ris­kin o ka­dar art­tı­ğı or­ta­ya çık­tı.
Sağlıklı beslenmek zihin için gerekli glikoz,vitamin,antioksidan ve mineralleri sağlayarak hafızanın gelişimine katkıda bulunuyor.

Hazır gıdadan uzak durmak da diğer önemli faktörler arasında.Katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketilmesi ise beyine zarar vererek Alzheimer riskini artırıyor.


Her 21 Eylül günü dünyanın birçok yerinde sayısı hızla artan bu hastalığa dikkat çekmek amacıyla seminerler,konferanslar düzenlenmektedir. En önemli konulardan birisi de Alzheimer hastalarının beslenmesidir. Her hasta beslenme konusunda birbirinden farklı bir tutum sergileyebilir. Kiminde iştah eksikliği varken kiminde de aşırı yeme isteği vardır. Yine de belli başlı kurallar vardır: Genellikle hastalar ilerleyen evrelerde yatağa bağımlı kaldıklarından dolayı sinir ve kasların düzenli olarak çalışabilmesi için süt ürünlerini bolca tüketmelidirler. Yaşlılıkta yağ tüketiminin azaltılması gerektiğinden yağsız kırmızı et ya da beyaz et tüketilmelidir. Kan şekerinin dengeli olması beyindeki hasarın yavaşlamasını sağladığından dolayı şekerin beslenmede fazla yer almamasına dikkat edilmelidir. Sebze grubunun ise herkeste geçerli olduğu gibi mümkün olduğu kadar çiğ tüketilmesinde fayda vardır. Tahıl ürünleri ise bütün öğünlerde mutlaka alınmalıdır. Hastalar yemek yemede de güçlük çektikleri için besinler çok küçük parçalara ayrılarak verilmelidir. Bu konuda da çorbanın büyük bir önemi vardır. Bol vitaminli ve besleyici bir çorba hastaların en büyük kurtarıcısı olacaktır, tabiiki tuz miktarına da dikkat edilerek.

Nisan 2010’da Archives of Neurology’de yayımlanan bir araştırmada folik asit, E vitamini ve Omega-3 yağ asitlerinin Alzheimer hastalığı riskini azalttığı sonucuna varılmıştı. Doğruluğu kanıtlanmasa da vücudumuz için yararlı olan bu maddeleri optimum miktarda almakta fayda var.